Gece Modu
Nurullah Karapınar

Nurullah Karapınar

News archive

wenturebeat.com editörü Dean Takahashi, Ps4 Pro’da Red Dead Redemption 2 oyununda başına gelenleri paylaşmış. Oyunun çıkmasına az bir süre kala, oyuna dair verilen her bilgi insanın heyecanını katlıyor. Oyunda editörün başına gelen bu anı, biz de sizlerle paylaşmak istedik.

İlginizi Çekebilir: Red Dead Redemption 2 Erken Erişim İçeriği!

Editör oyunu oynamaya başlamış ve bir köpekle karşılaşmış. Yanlışlıkla L2 tuşuna basacakken, R2 tuşuna basıp köpeği öldürüyor. Asıl amacı köpeği evcilleştirmek. Yasalara göre hayvanları vurmak bir suç ve insanlar bu olaya şahit oluyor. Bir avukat geliyor ve kasabayı terk etmesi gerektiğini söylüyor. Editör kasabayı terk ederken ağır davranıyor ve daha hızlı hareket etmesi için silahla ateş ediyorlar. Bu dakikadan sonra işler kızışıyor ve şerif devreye giriyor. Daha sonra silahlı adamlar gelip çatışmaya giriyor. Slow-Motion Dead Eye (ağır çekim hedefleme sistemi) özelliğini kullanarakBu hengâmede kaçmak için atını arıyor, ancak hangisi kendi atı bulamamış. Derken bir grup silahlı adam gelip editörü vuruyorlar.

Oyuna yeniden başladığında başına bir ödül konulduğunu görüyor. Oyundaki talimatlar gereği postanenin yolunu tutuyor ve 225 dolar olan cezasını ödeyip, başındaki ödülü kaldırtıyor. Üzerine bakınca ceketinde birkaç delik oluştuğunu görüyor. Artık olaylar normale döndüğünü düşünürken kasaba halkı, “neler yaptığını hatırlıyoruz, ayağını denk al” diyerek uyarıyor.

Oyunda aldığınız kararların ve yapmış olduğunuz olumsuz işlerin, geri dönülmez bir karşılığı olduğunu görüyoruz.

Çıkışına az bir süre kala Red Dead Redemption 2, 30 günlük erken erişim içeriğini paylaşmak istiyoruz. Playstation 4 için, Red Dead Online lansmanında heyecan verici içerikler gelecek.

Grizzlies Haydut Kıyafeti: Parlak ve kaygan bir görüntüye sahip olan bu kıyafet, Ambarino Ormanlarını keşfetmek için Arthur Morgan için önemli bir tercih olacak. Bu kıyafet takımında özel el işlemeli içi yün astarlı uzun ceket, siyah bir boyunluk ve desenli kahverengi yelek bulunuyor. Bu kıyafet hikâye modunda ve Red Dead Online’da kullanılabilecek.

Grizzlies Haydut Kıyafeti

Grizzlies Haydut Kıyafeti

Kızıl Kestane Renkli Arap Atı: Vahşi doğada görebileceğiniz atların içinde hız ve performans olarak, üst seviyede olacak. Red Dead Online’da kullanılabilecek.

Kızıl Arap Atı

Kızıl Arap Atı

Timsah Derisi Eyer: Şık görüntüsünün yanında beraberinde temel sağlık ve dayanıklılık takviyeleri ile birlikte geliyor. Bunun yanında, kullandığınız ata ekstra ivme kazandıran bir avantaj sunuyor. Diğer eyerlerin daha gelişmiş bir versiyonudur. Oyunun Online kısmında kullanılabilecek.

High Roller Double Action Revolver: Bu özel tabanca çelik yapılı, üzerinde özel işlemeli gravürler (kuru kafa, zar ve oyun kartları) bulunan ve üstün ateş gücünün yanında hızlı çekilebilen bir silah olarak dikkat çekiyor.

High Roller Revolver

High Roller Revolver

Rockstar Games tarafından geliştirilen vahşi batı temalı Red Dead Redemption 2 26 Ekim 2018 tarihinde çıkışını gerçekleştirecek. PS4 sahibi olan oyuncular, Red Dead Online’a ulaşım sağlamak için Plus Üyeliklerini kontrol etsinler. Oyun ilk etapta PS4 ve Xbox One için piyasaya çıkacak.

9

Oyun dünyasının en uzun soluklu serilerinden olan Tomb Raider oyunu, 1996 yılından bu yana popüleritesini devam ettiriyor. Playstation 1 aldığım zamanlarda, konsola taktığım ikinci oyun Tomb Raider 3 olmuştu. O zamandan bu zamana kadar tüm serileri ilgiyle takip ettim. İlk 4 seri fevkalade güzel giderken, 5. Oyun beklentilerin altında kalmıştı. Angel Of Darkness’te bir gelgit yaşandı. Oyuncular bir yandan yenilik istiyor, bir yandan da önceki oyunların daha güzel olduğunu söylüyorlardı. Sonuçta oyun yapımcısı Core Design ile yollar ayrıldı ve Tomb Raider Cyristal Dynamic’in ellerine teslim edildi. TR Legend, Anniversary (Tomb Raider 1’in remake’i) ve Underworld yapımları ile oyun çıta yükseltti. Nihayet üçleme şeklinde hazırlanan serinin son oyununa kavuşabildik.

Tomb Raider İnceleme

2018 yılının başlarında, oyunun yönetmenlerinden biri olan Jason Dozois şöyle diyordu: “Lara Croft’un gerçek bir mezar yağmacısına (Tomb Raider) dönüştüğü oyundur. Üçlemenin son halkası olan Shadow Of The Tomb Raider’da, macera doruk noktasına çıkacak ve Lara’nın geçmiş maceralarından nasıl etkilendiğini göreceksiniz. Şimdi bunun doğruluğunu öğrenme sırası geldi.

Bu satır biraz spoiler içerdiği için, oyunu oynamayanlar atlayabilir. Rise Of The Tomb Raider’dan sonrasını konu alan yeni oyunda, Lara Croft, Trinity adlı örgütün babasını öldürdüğünün kanıtlarına ulaşıyor. Üçlemenin ilk oyununda, babasının yaptığı etik olmayan bir iş yüzünden intihar ettiğine inanmıştı. Ancak acı gerçekleri Rise Of The Tomb Raider’ın sonunda öğrendi. Babası intihar etmemiş Trinty adlı örgüt tarafından öldürülmüştü. Ölümsüzlüğün peşinde olan Lara Croft, bir gerçekle daha yüzleşmişti. Evet, ölümsüz insanlar vardı ve büyük bir bedel ödemek zorundaydılar. Macera bu kez Güney Amerika’da geçiyor ve Maya Kıyametini durdurmak için uğraşıyoruz. Önceki oyunlardan hatırladığımız Jonah Lara’ya eşlik ediyor. Maceraperest bir arkeolog kimliği olan Lara, önemli bir antik hançeri buluyor ve istemeden kıyameti tetikliyor. Meksika’da tsunami başlıyor ve çok sayıda insan ölüyor. Jonah, kalan insanları kurtarmak için söz veriyor. Lara ise en tepeden, bu felaketin önüne geçmek isteyen bir kahraman haline geliyor. Ancak tüm bunlar yaşanırken, Lara Croft psikolojik olarak sıkıntı yaşıyor. Öyle ya Maya Kıyametini başlatan kendisi. Jonah daha çok insanların hayatını kurtarma gibi bir misyon üstleniyor. Lara ise başlattığı kıyameti önlemek için, örgütün peşine düşüyor. Böyle hareket edince, Jonah’la sert tartışmalara giriyor.

Trinty adlı örgüt Lara’yı yakalıyor ve hançeri ele geçiriyor. Artık bundan sonrası Lara Croft’un işi, hançer kötü ellerde insanlığın sonunu getirecek. Bunun için Güney Amerika’daki Peru’ya seyahat edeceğiz. Ayrıca Lara Croft’un çocukluğuna dönerek bazı gerçekleri açığa çıkarmak için çabalıyoruz. Bu da Lara’nın ailesi ile ilgili konular. Flashback’lerle geçmişte yaşananlar, anılarında canlanıyor. Oyunun sonunda ise ailesi ile ilgili bir sürpriz var. Seriyi takip edenler hatırlayacaklardır, Tomb Raider 4 ve 5’te de Lara’nın çocukluğuna dönüp, kontrol etmiştik. Oyunun hikâyesi, ilk iki serinin aksine yeni senaristler ve yeni bir stüdyo tarafından hazırlandı.

Uçak Kazası ve Maceraya Giriş

Lara Croft ve Jonah istenmeyen bir uçak kazası sonucu, soluğu Meksika’nın Cozumel adasında alırlar. Trinty Örgütü lideri Dr. Dominguez’in peşine düşerler. Acaba Dominguez Lara’nın babasının ölümünden sorumlu kişi mi? Ölüler Günü Karnavalında rengârenk görüntüler, maskeli yerel halk ve satıcıları görüyoruz. Bazıları ile diyaloğa girebiliyoruz. Prologue bölümünde, oyunun kontrollerini ve hareket tekniklerini öğrendikten sonra, Tomb Raider ile özdeşleşmiş tırmanma-tutunma ve ilerleme kombinasyonlarını kullanarak hedeflere ilerliyoruz. Tırmanma işine daha bir renk katmak için bu kez Lara Croft çivili ayakkabı aparatını kullanıyor. Böylece daha dik ve meyilli kayalara daha rahat tutunup ilerleyebiliyor. Şimdi burada duralım, oyunun girişinde ne hissettim? Oyunu XboxOnex’te oynadığımı belirteyim, normal zorluğu seçtim, Yüksek Çözünürlük ve Yüksek Kare Hızı (FPS) tercihimi ise Yüksek Çözünürlükten yana kullandım. Yüksek Çözünürlük 4K 30 fps, Yüksek Kare Hızı ise 1080p 60 fps veriyor. Anisotropic Filtereleme (dokuları her bakış açısından modelleyerel gerçek kaplama sunan filtreleme), Physically-Based Rendering( Işığı daha gerçekçi modelleyerek oyuna aktaran teknoloji), Basic Tesellation Teknolojisi (poligonları artırma), Dynamic Foliage (Fiziksel tabanlı nesnelerin daha canlı ve orjinaline uygun yansıtılması) gibi teknolojilerle desteklenmiş. Televizyonumda 4K HDR destekli olduğu için, deneyimlerimi sizlere aktarabileceğim.

Öncelikle şunu belirteyim; oyunu ön sipariş verip beklemeye başladım ve yabancı sitelerden incelemeleri okudum. Genel olarak oyunun renk paletleri ve bir önceki oyuna göre pek bir yenilik içermediğinden bahsolunuyordu. Oyunu bitirip tekrar oynadığım zaman yanımda bir akrabam vardı (kendisi ile beraber birçok TR oyunu oynadık). Yorumu aynen şu: “ Grafik kalitesi tartışılmaz, ancak oyun için kullanılan renkler sönük kalmış. Ana resme odaklanmak için arka planda kalan tonlamalar kullanılmış. Günümüz teknolojisinde ben şahsen daha kaliteli renk tonları görmek isterdim. Uncharted 4 bunu çok güzel başarıyor. Bu yorumu oyunun ilk bölümünü oynarken yapmıştı. Bende kendisine hak verdim ve “Daha baskın ve gergin bir ortam sunmak için, renkleri filtrelemişler” yorumunu yaptım. Sonraki bölümlerde yerleşim yerleri, Maya Medeniyeti kalıntıları ve orman teması, özellikle gündüz vakti çok başarılı yansıtılmış. Gece teması da özellikle, ormanda aksiyona daldığımız sahnelerde izlenmeye değer. Suya girip dibe daldığımızda, oluşan dalgaların beyaz yansımaları beni çok etkiledi. İnsan izlerken gerçektende kendisini suda hissediyor. Yukarıda yazdığım teknolojiler oyuna başarılı bir şekilde adapte edilmiş. Bunun yanında mezarlar ve diğer antik yapılar görülmeye değer. Bunun için çok emek verildiği anlaşılıyor. Oldum olası Tomb Raider fanatiği olmamın başlıca sebebi bu antik mistik yapılardır.

Oyunda 3 ana başlıkta skiller (geliştirmeler) mevcut, Seeker, Warrior ve Scavenger. Ayrıca topladığınız alet-edevatlarla silah yükseltmelerini yapacaksınız. Önceki oyuna göre arayüz değiştirilmiş. Kamp ateşinin bulunduğu noktalara gelip, silah yükseltmelerini, kıyafet tercihlerini, hızlı seyahatleri yapabileceksiniz. Önceki oyunlarda olduğu gibi bazı geçitleri açabilmek için belli silah ve gereçlere ihtiyaç duyacaksınız. Karşınıza çıkan bir giriş kapatılmış, yanına gidince sizden shotgun istiyor ve bu silah sizin yanınızda değil. İleride ki bölümlerde bu silaha kavuşunca, geri dönüp geçidi açmanız mümkün olacak.

Gölgelerin Gücü Adına, Güç Bende Artık

Lara Croft her ne kadar kıyameti tetiklediği için, kendini suçlu hissedip ruhsal çöküntü yaşasa da, zorlu bir savaşçı kimliğine bürünecek. Önceki oyunda silahlı çatışmalar zorluydu ve “şu sahneler bitse” diye hayıflanıyorduk. Bu oyunda durum tamamen farklı. Oyunun ismine uygun şekilde Lara, baş edilmesi zor bir rakip olarak ön plana çıkıyor. Ormanda ilerlerken çamuru vücuduna ve yüzüne sürüp kamuflaj yaparak, ormanda gizleniyor. İster Sam Fisher gibi stealth tarzı (gizli) ilerleyerek düşmana ansızın ölümü tattırın, isterseniz de açık bir şekilde Rambovari saldırılar gerçekleştirin. Çatışmaları daha zevkli hale getirmek için çeşitli yollar mevcut, çevrede bulacağınız monotof kokteylleri, sis bombaları ve yakıt varilleri düşmanlarınıza daha etkili bir ölüm hazırlıyor. Mesela ağacın tepesine çıktınız, ister iple rakibi ağaca asın, isterseniz bıçakla ani bir saldırı gerçekleştirin. Bir sahneyi daha anlatacağım size, ağacın tepesinden 3 düşmanı izliyoruz. Ekran bize hedef alıp RB tuşuna basmamızı istiyor. Zehirli okla hedef alıp yayı serbest bırakınca düşman çıldırıp etrafa ateş ediyor. Bunun olmasını sağlayan ise, zehirli kurbağa ve böceklerdeki nörotoksik enzimlerle ürettiğimiz oklar. Oku kafaya gönderdim ve en yakındaki kendi müttefikini tarayıp öldürdü. Bir süre sonra zehrin etkisi ile ölüyor zaten. Bu sahneleri birkaç defa tekrar ettim, acaba farklı sahneler görebilir miyim diye; tam altımızdaki hedef düşman her sefer değişiyor. Silahlı iki müttefiki, o çıldırma anı gelince eğer yakındaysalar, mermilerden nasibini alıyor. Eğer düşman askeri uzaktaysa koşarak geliyor ve sizde ister iple dala asın, isterseniz bıçakla ani bir ölüm dalışı yapın. Öldürdüğünüz düşmanlara bubi tuzakları yerleştirebiliyorsunuz. Kontrol amacıyla cesede yaklaşanlar öbür tarafa havale oluyor. Diğer taraftan Açık söylemem gerekirse, silahlı çatışma sahneleri daha uzun olsun istedim. Oyundaki çatışmalar normal moda fena değil hatta önceki oyuna göre kolay olmuş. Ancak diğer zorluk derecelerinde oynamaya başlarsanız durum değişiyor. Sistem kademeli olarak düşmanların sağlık barlarını dayanıklı yapıyor. Cephaneler daha kıt oluyor ve en zor moda Lara’nın sağlık barı yenilenmiyor.

Oyun 10 bölüm var ve macera 3 ana yerleşim yeri üzerinden işlenmiş. Kuwaq Yaku, Paititi ve San Juan Bölgesi. Ana görevler dışında yerel halkla konuşarak haritada bazı secretlera, toplanabilir nesnelere ve haritalara ulaşıyoruz. Bu yüzden NPC’lerle konuşmayı ihmal etmeyin. Bu oyunda ayrıca alım satım işi mevcut. Yerel satıcılara gidip çeşitli silah ve ekipmanları alabilir, aynı zamanda üzerinizdeki eşyaları satabilirsiniz. Dikili taşlar, Murallar, harita güncellemeleri, değerli madenler (altın ve zümrüt), sağlık sunan bitkiler, Challange’lar ve Mezar Görevleri ile gelenek devam ediyor. Ana hikâye dışında yan görevlerde mevcut. Paititi’de, hasta olan bir kadına şifalı otu getirmek için göreve çıkıyoruz. Yine aynı yerde Hakan (Evet doğru okudunuz ismi Hakan) isimli kişiyi örgütün elinden kurtarma gibi görevler var. Oyunu bitirdikten sonra, kalan görevleri bitirmek için haritada çeşitli yerlere gittim. Bu yolculuğumda suda ilerlerken, hasar görmüş bir İspanyol Korsan Gemisini buldum. Demem o ki, keşfedilecek birçok görev sizi bekliyor.

Yağmalanacak Mezarlar Nerede

Bu mezarları bulmak, bulmacaları çözmek ve ödüle ulaşmak çok keyifli. Bulmacalar zor değil, kararında hazırlanmış. Olaya geniş bir perspektiften baktığınızda, nasıl bir yol izlenilmesi gerektiğini buluyorsunuz. Mezar yerlerinin çoğunu buldum, ancak bazı mezar girişlerindeki engeli aşmak için, silah ve ekipman gerekiyor. Bu da ilerde karşınıza çıkacağı için, tekrar geri dönmek zorundasınız. Bu mezar görevleri, oyunun ana temalarından biri olan keşif hissini üst seviyeye taşıyor. Serideki yaptığım mezar görevleri fevkaladeydi ve 3’lü trilogy tamamlandığı için, yeni bir Tomb Raider oyununda nasıl bir yol izlenecek merak ediyorum.

Gelelim orman temasına; en çok etkilendiğim konu ve yapımcıları bu yüzden tebrik etmek istiyorum. Ağaçlardan tutun, bitki örtüsüne ve içinde barındırdığı canlılara kadar çok gerçekçi görünüyor. Bölge ve iklime uygun hayvan türleri ormanda barınıyor. Orman insana barınak ve yiyecek sağlar, aynı zamanda insanın ölümüne sebep olacak vahşi hayvanları da barındırır. Jaguarlar bu tehlikenin en zirvesinde ve gerçektende ürkütücüler. Çakallar var ancak o kadar tehlikeli görünmüyorlar. Tamam, toplu olarak saldırıyorlar, ancak elinizdeki bir otomatik silah onları kolayca Tahtalı Köy’e gönderecektir. Yalnız burada bir parantez açmak istiyorum. Mavi kurbağalara rastlıyoruz ve bunlar olduğu yerde zıplayıp duruyor. İleri geri hareket etmiyorlar. Mesela kuş türü canlılar sanki fotokopi yapılıp çoğaltılmış, aynı şekilde anlamsız anlamsız eğilip kalkıyorlar. Bu da gerçekçilik hissine darbe vuruyor. Ormanda cüsseli bir tür bulunsun deyip kapibaraları koymuşlar. Başka bir köy ormanında domuzlar geziyor ve lamaları görüyoruz. Lara yaklaşıp sevmeye kalktı, bekledim tükürecek diye ama yapmadı. Bunun haricinde ormanda ki maymunları ve tavşanları sayabiliriz.

Yerleşim yerlerine geldiğimizde örneğin Paititi’de yerel bir kıyafet giyip isyancılara katılıyoruz. Lara o yöreye özgü kıyafetleri giymenin yanında, kamufle olmak için tören kıyafeti ve maske de takıyor. Yaaxil denen liderle ortak hareket edip, O’nun vahşi yaratıkları ile beraber Trinity askerlerine ölüm getiriyoruz. Oyunun dramatik yanı ise onlarca insanın kurban edilmesi ve bunun yerel halk tarafından ilgiyle izlenmesi. Etrafta insan ölüleri ve verdiği kokular Lara Croft’u derinden etkiliyor. Aynı zamanda Paititi Halkının Kraliçesi olan Unarutu’nun ölümü. Halkanın son düğümünü çözmek içinse, Hristiyan San Juan Bölgesindeki özel kutuyu bulmak zorundayız.

Oyunun ses ve müzik direktörü Rob Bridgett: “Son 5 yılda seriyi bu kadar başarılı hale getiren müzikal enstrümanlara sadık kaldık, çoğu şey estetik açıdan gelişti. Lara’nın duygusal ve hareketli macera sahnelerinde her iki duruma uygun müzikler tercih ettik.” Gerçektende oyunun atmosferine uygun müzik tercihleri yapılmış. Peru’daki antik kalıntıları gezerken mistik müzikler insanın ruhunu okşuyor. Hareketli kaçış sahnelerinde ise adrenalini üst seviyeye çıkaran parçalar hazırlanmış. Oyundaki besteleri oluşturan kişi Güney Amerikalı Brian D’Oliveira. Besteci ve ses tasarımcısı Martin Sig Andersen özel su altı seslendirmelerine imza atmış. Oyunda kullanılan enstrümanları izleyince insanın etkilenmemesi elde değil. Square Enix’in resmi sitesine girince, ne dediğimi daha iyi anlayacaksınız.

Lara Croft’a sesi ve hareketleri ile hayat veren Camilla Luddington, sanırım bu üçleme sonunda projeden ayrılacak. Yeni Tomb Raider Projesinde olmayacağı konuşuluyor. Yeri gelmişken söyleyeyim, Lara’nın mimikleri, özellikle konuşurken dudak hareketleri, bana garip geldi. Önceki iki oyunda böyle bir hisse kapılmadım. Hatta internette araştırdım, benim gibi düşünen oyun severler var.

Oyunda tuzak sistemi var ve genelde hep aynı. Tuzağın girişine ip çekmişler, dokunursanız duvardaki mızraklar tetikleniyor. İnanın bir kez bile tuzağa yakalanmadım. İpler hemen dikkat çekiyor ve kesiyorsunuz, ya da üzerinden atlayıp geçebiliyorsunuz. Kırılabilir zeminin altındaki tuzakları ise önceki oyunlardan bildiğimiz için bizi şaşırtmıyorlar. Bence farklı tuzak sistemi hazırlayıp, oyunculara sürpriz yapabilirlerdi. Mesela yerdeki farklı renkte bir taşa basınca, Lara’nın bedenine zehirli bir ok saplanabilirdi, ya da Prince of Persia tuzakları gibi mekanizmalar yapılıp, Lara’nın atletik becerileri ile geçilebilirdi.

Menülerde fotoğraf modunu görüyoruz. Çeşitli efekt ve çerçevelerle çektiğimiz fotoğrafı daha ilgi çekici bir hale getiriyoruz. Bol bol fotoğraf çektim ve bunlardan birini arka plan olarak ayarladım. Önceki oyunlarda daha çok keşif ve diğer gizemleri çözdüğümüz Croft Malikânesi, ana menüye eklenmemiş. Sadece Lara’nın küçüklüğünü oynadığımız bir oyun içi bölüm var. Oyunu % 100 bitirebilmeniz için tüm mezar görevlerini, Challange’ları ve toplanabilir tüm nesneleri bulmanız gerekiyor. Oyunu yaklaşık % 76 seviyede bitirdim ve yeniden oynamak için can atıyorum malum. Önceki oyunda bu kadar istekli değildim.

Her Son Yeni Bir Başlangıçtır

Oyun bitince yeniden oynamak için sebeplerimiz var, açamadığımız mezar görevleri, farklı oyun zorlukları ve diğer gizli bölümler. % 100 bitirmek için can attığımı söyleyeyim. Ayrıca önceki oyuna göre kolay bir oynanış yapısı var. Ben normal moda oynadım ve zorluğu artırarak yeniden oynamak istiyorum. Tomb Raider 3’te hatırlayanlar piranalarla karşılaşmıştık. Yıllar sonra suyun içinde piranaları görmek beni mutlu etti. Hikâye sunumu etkileyici olsa da genel anlamda, öyle “vay be” diyebileceğim bir senaryosu yoktu. Olaylar karşısında Lara’nın kişilik bölünmesi yaşaması, kendisine önceki karakterlerden sadece Jonah’ın eşlik etmesi beklediğim bir durum değildi. Çatışmalar zevkli olsa da, insanı zorlayacak seviyede olmamış. En son Boss karşılaşmasında bile, beklediğim çatışma zorluğu yoktu.

Oyunun finali beklemediğiniz bir şekilde tamamlanıyor. Spoiler vermeyeceğim merak etmeyin. Oyun üçlemesi sonar erdi bakalım bundan sonra Lara Croft’un hikâyesi nasıl ilerleyecek? Şu tadı damağımda kalan Tomb Raider The Las Revelation’u, keşke remestared olarak yeniden hazırlasalar.

 

Her oyuncu farklıdır bence, kendisine özel bir oyun kültürü vardır. Kimisi işi daha da ileriye götürüp, oyunlarla alakalı yazılı-görsel kaynakları takip eder ve fuarlara katılır. Kimisi tembeldir, araştırmak yerine sosyal medyada yazar ve cevaplara göre tercihini yapar. Kimileri bu iki durum arasında sıkışıp kalmıştır. Araştırır ama devamı gelmez, oluşan boşluğu işi bilenlere soru sorarak doldurmaya çalışır. Medya kolaycılığı (benim tabirim) vardır mesela, özellikle “youtuber” olgusunu özümseyenler, kazanç kapısı gibi gördükleri bu alanda ilgi görüp para kazanmak için video çekerler. Tamam, işini kaliteli yapanlar var, ancak hepimizin ortak nokta da buluştuğumuz husus var; kamerası, bilgisayar ve ya konsolu olanlar “tamamen duygusal bir şekilde” reyting hedeflemektedir. Oyunlar üzerinden yürüyen bu kesim, estetiği olmayan, bilgiden uzak ve araştırma çabasına girmeden kısa yoldan youtuber fenomeni olma peşindedir. Böyle olunca, bu kültürün yozlaşması da beraberinde gelmektedir. Neyse konudan fazla uzaklaşmayalım.

Şöyle bir düşünün isterseniz, oyuncuları sınıflamaya kalksak nasıl bir sonuca ulaşırız? Ben aslında yılların verdiği bir deneyimle böyle bir yazı kaleme alma gereği hissettim. Birazda mizah sosu kattım ki, olayı ilgi çekici hale getirdim.

Profesyonel Oyunculuk

Bunu uzun uzadıya yazmaya gerek yok. Oyun işini profesyonelliğe dökmüş elit insanlar, yazılı ve görsel kaynaklarla birçok oyun severe rehberlik etmiştir. Oyun dergisi ve internet yazarları yıllarca bize rehberlik edip, kaynak sunmuşlardır. Bunun yanında yazar olmayıp da bileğinin hakkıyla bu unvanı kazanan oyuncular vardır. Turnuva ve çeşitli yarışmalara katılanlar, kazandıkları deneyimi Youtube, Twitch ve diğer sosyal medyadan paylaşan insanlar.

Profesyonel Oyuncu

Profesyonel bir oyuncu olan PashaBiceps

Kâşif Oyuncular

Ağırlıklı olarak RPG türü bağımlısı olarak tabir edebileceğimiz oyuncular,  aynı zamanda diğer oyun türlerine de meraklıdırlar. Oyun içindeki keşfedilmesi gereken yerleri, secretları ve bonusları arar gezerler. Bu amaç uğruna sosyal hayatlarından fedakârlık yaparlar. Oyunun farklı sonlarını görmek için defalarca kere bitirirler. Hatta oyunu rüyalarında oynamaya devam ederler. Kendim de böyleyimdir ve rüyalarımda, o gün oynadığım oyuna devam etmişimdir. Elder Scrolls’u ele alalım; oyunun keşfe açık derin yapısını, görevlerini, farklı ırkları, silah ve diğer ekipmanları. İşte bahsettiğim bu oyuncu türü için bulunmaz bir nimettir ve oyunu didik didik ederler.

Bu tür oyuncular gerçek hayatta da böyle midir? Sanırım böyledir, mesela; yeni memur oldular, işe başladıkları ilk gün, radar gibi odayı tararlar, dosyaları tek tek incelerler, tüm çalışanlarla tanışıp onlar hakkında detaylı bilgi sahibi olmak için uğraşırlar. Tatile çıkacakları zaman, geniş bir araştırma ile kendileri için en iyi tercihi yaparlar. Tarihi ve doğal güzellikleri keşfederler. Belki de siz de böylesinizdir.

Kararlı Oyuncular

Genelde kıskanılan ve bir o kadarda eleştirilen “Kararlı Oyuncular” grubu, tabiri caizse “dünya yansa” umurlarına gelmez. Amaçları, oyunu bitirmek, tüm bonus ve kupaları alıp en üst seviyede zafere ulaşmaktır. Öyle ya oyuna ücret ödüyorlar, en doğal hakları oyunu sonuna kadar sömürmek. Takıldıkları bir noktada youtube’a başvururlar ya da sosyal medya da post açarak ulaşamadıkları hedefe ilerlemeye çalışırlar. Bu onlar için o kadar önemlidir ki, hedefe gitmek için her yolu mübah görürler. Yakınmaları da vardır; saatlerce oynayıp A kupasını alamadıklarından yakınırlar, ama illaki o kupayı almayı başarırlar. Onlar için en değerli an, PS4’te oynuyorlarsa kazandığı platinyum kupayı post açarak gururla sergilerler. Sırada başka oyun vardır ve vakit kaybetmeden oyuna gömülürler.

Gerçek hayatta bu insanlar sizin patronunuz olmasın. İşi kitabına ve standartlara uydurmak için canınıza okurlar. Sivil ve ya resmi işyerinde yükselmek için ellerinden geleni arkalarına koymazlar. Ve en önemlisi asla pes etmezler.

Kararlı Oyuncu

Profesyonel Oyuncular

Karma Oyuncular

Tüm oyun türlerini seven kitle, böyle insanlar gerçekten var mıdır, varsa bu kişilerle tanışma olanağımız yüzde kaçtır? Mağazalarda ya da internette oyun almak için türe asla bakmazlar, isim üzerinden yürürler. Spiderman mi çıktı, görsellere, fiyatına, fragmanına ve ceplerine bakarak oyunu alırlar. PES ya da Fifa mı çıktı, ellerine geçirmek için start düdüğünün çalmasını bile beklemezler. Mağazadalarsa jelatin kaplı kutulu oyunu alıp uzun uzun incelerler, koklarlar ve fiyat etiketine bakıp hayıflanırlar. Artık önündeki tek engel, kuyruğa girip hesabı ödemektir ve koşar adım eve gidip oyuna girerler. Evde yemek hazırsa ve çağrılırsa muhtemelen 15 dakika rötar yaparlar. Bu durumda yemeğe çağrılıp, oyunu pause yapan bir yiğide rastlamadım. Kararlı oyuncuların aksine, bir oyunu bitirmeden diğer oyuna geçen bu gamerlar, çeşitliliği sever. Kendileri için en büyük olumsuzluk bütçedir ve oyun fiyatlarından sürekli şikâyet etme eğilimindedirler.

Gerçek hayatta bütçeleri yettiği sürece, keyifleri için harcama yapmaktan kaçınmazlar. Tavla, batak, okey, pis yedili, dama, satranç v.b fark etmez ne bulurlarsa oynarlar. Yemek konusunda seçici değillerdir, yeter ki aç olsunlar. Ola ki rast gelirseniz, selam verip geçin. Bir şekilde oyun muhabbetine girerseniz, oynadığı oyunlar sizinkinden çok olduğu için sakinliğinizi koruyup dinleyin. Hatta soğuk bir şeyler ısmarlayarak olaya renk katabilirsiniz.

Obur Oyuncular

Önündeki masaya ne konursa yiyen tiplerdir. Ne bulursa oynayan, oyun seçmeyen ve delice mutlu olan oyuncu kesimi için belli bir standart yoktur. İster PC’de, ister konsolda, isterse android ve IOS platformlarında olsun hemen atlarlar. Zamanı kaliteli geçirmenin yolu oyun oynamaktır, mantığıyla hareket ederler. Onlarla tartışmaya girerken dikkat edin, geniş bir oyun kültürü altyapıları olmayabilir, ama sizi tecrübeleri ile mat ederler. Böyle bir hataya düşerseniz, çaktırmadan cep telefonundan müzik açın ve aranıyormuş gibi yapıp o bölgeden uzaklaşın.

Gerçek hayatta belki çekilmeyen insanlardır, ama bunları umuruna getirmezler. Kendileri mutludurlar, kim ne düşünürse düşünsün. Amaç kaliteli vakit geçirmekse, kendi kafalarındaki eylemleri rahatça hayata geçirirler.

Klasikle Özdeşleşmiş Oyuncular

Geçmişe dair klasik ne varsa kendileri için hazine değerindedir. Bilemiyorum, şimdi ki oyun kültürü geliştikçe bundan mutlu oluyorlar mı? Sanırım modern oyunlara mesafeli yaklaşıyorlar. En sevdiğim özellikleri koleksiyoncu olmaları. Evde yer buldukları sürece eski konsol ve oyunları biriktirirler. Amiga, Commodore 64, SEGA ve Nintendo kültürünü anlata anlata bitiremezler. Hayatı piksel piksel görme yeteneğine sahiplerdir. Süper kahramanları yan yan ilerleterek oynamaya bayılırlar. 3.ncü boyuta mesafeli yaklaşırlar.

Tahmin edebileceğiniz gibi, klasik, nostaljik ve tarihi ne varsa literatürlerinde yer alır. Eski plakları, kasetleri ve vhs videoları biriktirirler. Bitti mi, hayır, pul ve para koleksiyonları vardır. Antika eşyalara meraklı oldukları için, antikacıdan kolay kolay çıkmazlar. Ne zaman dükkân sahibinin sabrı taştı, o zaman mekânı terk ederler. Ya da zorla çıkarılırlar.

Oyuncu

Oyuncu

Salt Korku Türü Sevenler

Evet, gerçektende bu bahsettiğim oyuncu türü var. Tamam, biraz abarttım, korku türünü sevmeleri yanında diğer oyunları da oynarlar. Korku edebiyatlarında klasik korku türünün yanında post apokaliptik ve distopik dünyaya hayrandırlar. Belki de en büyük hayalleri, kıyamet sonrası bir dünya da gaz maskeleri ile bidon içinde yanan ateş etrafında sohbet etmektir. Elleri tetikte, en ufak bir çıtırtıya odaklanmak isterler ve o an gelince silahı çekip ateş etmekten çekinmeyeceklerdir. İtiraf ediyorum, arkadaşlarla bu hayalleri kurduk. Hatta STALKER ve Metro oyunlarında ki gibi ateş etrafında gitar dinlemeyi istedik. Sonra, ortaya çıkan vahşi bir mutant yaratığa ilk kurşunu kim atacak, onu tartıştık.

Gerçek hayatta, gece yaşam formları ile vakit geçirmek, kendileri için daha bi anlamlıdır. Mahzende gizledikleri tabutun içinde uyumayı severler. Karanlık hikâyeleri anlatmaya ve dinlemeye bayılırlar. Bir gün nükleer bir felaket olursa, böyle bir arkadaşınız ya da tanıdığınız varsa, koluna yapışıp asla bırakmayın. Post Apokaliptik bir dünya da nasıl hayatta kalınır ve neler yapılır, en iyi onlar bilir.

Oyunları Yazlık ve Kışlık Diye Ayıran Kesim

Şaşırabilirsiniz ve hatta inanmayabilirsiniz, ama böyle düşünen bir kitle var. Örneğin Skyrim’de kış teması daha ağır bastığı için, oyunun atmosferine girebilmek için kışın oynanmalıymış. Ne bileyim yoğun bir yağmur yağdığı zaman, böyle bir doğa olayının olduğu oyunlar oynanmalıymış. Bende diyorum ki, bahar geldi çiçekler açtı, karıncalar yuvalarından çıktı, Skyrim oynamak için 10 ay kışı mı bekleyeceğim? Ya da uzay temalı yapımlarda, oyunun atmosferine girebilmek için uzay gemisinde mi olmamız gerekiyor?

Gerçek hayatta bu kesim için, herhangi bir öngörüm yok. Her an bizi şaşırtabilirler.

Fanatik Oyuncular

Her şeyde bir fanatizm olduğu gibi, oyuncularda da bir fanatiklik vardır. PC veya Konsol fanatizmi vardır mesela, ama bunun yanında Playstation ve Xbox fanatikleri de vardır. Xoyun.com sitesinde yazarlık yaptığım zamanlar, şiddetli bir şekilde, fanatiklerin eleştirilerine maruz kalmıştım. Sebep neydi? Ben ve diğer yazar arkadaşların güya Xbox taraftarı olduğunu düşünüyorlardı. O ana gelinceye kadar 8 bit atarim, Sega Mega Driver’ım, Playstation 1 ve Playstation 2’im ve ilk çıkan Xbox konsolum vardı. Xbox’çı olduğumu iddia ediyorlardı, ama topu topu konsolu bi kaç sene kullanmıştım. Playstation’ı senelerce kullandım, kullanmamın yanında çok sevdim, bana ilkleri yaşattı ve daha neler neler. Demem o ki, ben bir Gamer’sam, oyunlardan maksimum fayda sağlamak için tüm oyun platformlarına sahip olmalıyım. Konsol ve PC sahibi olmam benim oyun dünyamı zenginleştirir.

Gerçek hayatta, kendi tercihleri olandan başkasına meyletmemeleri doğaldır. Üstelik haklılıklarını ispatlamak için müthiş bir enerji harcarlar. Futbolda da fanatizme hayır, konsollarda da…

 

 

Dünyanın ilk HD modüler klasik oyun kartuşu ve CD tabanlı oyun sistemine uygun birçok oyunu oynatabilen konsolu Polymega ile tanışın. Her konsol 5 oyun ile birlikte geliyor. 2019 yılında açılacak olan Polymega mağazasında dijital olarak konsolunuza indirebileceğiniz birçok oyun eklenecek. Size fikir vermesi açısından klasik kartuş tabanlı oyunlar 3,99 $, CD oyunlar 5,99 $’dan satışa sunulacak.

Oyun Dünyası Alt Üst Olacak!

15’den fazla CD Rom oyun sistemi, Polymega’nın ana ünitesi ile uyumludur. Kablosuz kumandalı seti 249,99, Polymega Bundle Deluxe Seti 459,99, Ultimate Seti 599,99 dolar fiyat etiketiyle satışa sunulmuş. Ayrıca 59,99 $’a satılan kartuş tabanlı NES, SNES, GEN gibi farklı modülleri bulunuyor. Örneğin Ultimate Paketinde; Polymega, NES, SNES, Genesis, Gamepad, TurboGrafx-16, Noe Geo, Playstation, SEGA, Saturn, Nintendo ve NEC bulunuyor.

İlginizi Çekebilir: 2019 Yılında Çıkacak Oyunlar!

Sadece ana ünite ile orijinal Playstation (ilk konsol), TurboGrafx-16 ve Saturn gibi CD tabanlı oyunları oynayabileceksiniz. Ayrıca SNES, NES, SEGA Genesis gibi kartuş tabanlı oyunları oynayabileceksiniz. Konsolun arayüzüne girerek kendi dijital kütüphanenizi oluşturmanızda mümkün. Bu sayede sistem, kendi arşivinize sahip olup, oyunları derecelendirmenize ve kendi oynatma listelerinizi oluşturmanıza imkân vermiş.

Kendi Dijital Kütüphanenizi Bile Oluşturabileceksiniz!

Ayrıca şirket, video oyunlarını destekleyen The Video Game History Foundation şirketine, kazançlarından belirli bir yüzde ile fon aktarıyormuş.

 

 

2019 Yılında Çıkacak Oyunlar yazımızla karşınızdayız! 2018 oyunlar açısından bereketli bir yıl oldu ve devamı da gelecek gibi görünüyor. Bu yıl çıkmasını beklediğimiz birçok oyun varken biz şimdiden 2019 için heyecanlandık bile. Çünkü 2019 ‘da birbirinden güzel oyunlar bizi bekliyor olacak. Biz de Oyun Lobi olarak 2019 ‘da çıkacak oyunlar arasından en çok beklediklerimizi listeledik!

İlginizi Çekebilir: Eylül Ayında Çıkacak Oyunlar!

The Last of Us 2

The Last of Us 2

The Last of Us

Kanımca en çok saygı duyulan ve çizgisini bozmayan bir firma olan Naughty Dog, Uncharted serisi, Jack and Duxter ve The Last of Us gibi kalburüstü yapımlarıyla büyük işler başarmıştı. Oyun ilk Aralık 2016’da PlayStation Experience etkinliğinde duyuruldu. PS4’e özel Exlucive oyunu olacak olan TLOU 2, PS4 mimari gücünü sonuna kadar kullanacak diye düşünüyorum.

Joel ve Ellie’nin hikâyesi devam ediyor. İlk oyundan 5 yıl sonrasını konu alan The Last Of Us 2’de bu kez Ellie’yi kontrol edeceğiz. 19 yaşındaki Ellie yaşadıklarının etkisiyle daha sert mizaçlı, hırslı ve mücadeleci bir kişilik haline gelmiş. Bize gösterilen videolar da düşmanların daha tehlikeli ve donanımlı olduğunu gördük. Buna karşın Ellie gizlenerek ve açıktan aksiyona girerek karşılık veriyor. Hikâye konusunda fazla bilgi yok, son oyunda Joel Ellie hakkında önemli bir karar vermişti. Bir diğer konu Ellie’nin partide ortaya çıkması ve burada Elli’nin daha özel yanına vurgu yapılması (eşcinsellik olayı). İşin etik kısmı bir kenara, bu oyunu oynayan ve izleyen çocuk yaştaki kişiler için bu tarz görüntülerin uygun olmadığı aşikâr. Önceki oyunu hatırlayanlar daha çocuk yaştaki Ellie ile kız arkadaşı arasında yakınlaşmanın olduğu sahneleri hatırlayacaklardır. Bu konudan habersiz olan oyun severler, tatsız bir sorunla karşılaşmamak için bu bilgiyi akıllarının bir kenarına yazsınlar.

Grafikler konusunda firmanın başarısını bildiğimiz için (Uncharted 4: A Thief’s End ve Kayıp Miras), beklentilerimizi yüksek tutuyoruz. Gustavo Santaolalla’nın oyun içi müzikleri arka planda sizi atmosferin içine alıyor. Oyunun yapısına uygun, gerilim soslu müzikler için böyle bir oyun için biçilmiş kaftan.

Neil Druckmann Yine Yönetmen Koltuğunda!

Oyunun hikâyesi Neil Druckmann ve Halley Gross tarafından yazılmış. Druckmann, “ilk oyunda duygusal sahneler ve sevgi teması ön plandaydı. TLOU 2’de ise daha çok nefret ve intikam odaklı bir tema ön planda olacak” diye açıklama yaptı.

Çin’de Köpek Yılının başlaması etkinliklerinde Naughty Dog yönetmeni Neil Druckman, bir tweet’te, hareket yakalama ekibi içinde olan bir kurt köpeği ile çekilmiş fotoğrafını paylaştı. Fazla detay vermese de, köpeğin oyunda önemli bir yerinin olduğunu söyledi. Belki sadık bir dostumuz ya da düşmanımız olabilir.

Oyunun yardımcı direktörü Anthony Newman, E3 2018’de yapılan bir röportajda çok oyunculu modun olacağını söyledi. Oyun yönetmenlerinden olan Anthony Newman ve Kurt Margenau, “Factions Modunun da” oyuna geri döneceğini belirtti. Bu multiplayer Mod, orijinal oyunda yer alan bir mod ve hayatta kalanların Deathmatch tarzı birbirlerine üstünlük sağlamaya çalıştıkları bir seçenek.

 

Anthem

Anthem

Anthem

İlk olarak E3 2017 konferansında ortaya çıkan ve Bioware firması tarafından geliştirilen Anthem, Mech adı verilen savaş robotları ile keşif ve silahlı çatışmaların yaşandığı bir RPG aksiyon oyunu. 4 arkadaşınızla bir araya gelip ilkel güzellikleri, vahşi hayvanların olduğu farklı bir medeniyeti keşfedeceksiniz. Benzersiz yükseltilebilir epik silah ve ekipmanlarla donatılmış Savaş Mech’leri hizmetinize sunulacak.  Anthem dallanarak büyüyen geniş bir hikâyeye sahip olmayacak. Onun yerine oyuncular kendi kişisel hikâyesine odaklanacak. Bioware Genel Müdürü Casey Hudson ise, oyun anlatımı ve hikâyesi konusunda daha çok çalıştıklarını ifade etti. Özellikle Mass Effect 3 için yapılan eleştiriler ve Andromeda DLC’si sunamadıkları için, kendilerini affettirmek için oyunculara borçları olduğunu dile getiriyor.

Oyunun çıkış tarihi olarak 2018 yılı öngörülüyordu. Ancak bir erteleme haberleri geldi. EA Bu konuyla ilgili, Kotaku’daki Jason Schreier tarafından” en geç 2019 Martın’da piyasaya çıkacağı” bilgisinin sızdırıldığını açıkladı.

Oyun Özgürlük Hissine Ağırlık Verecek!

Bilindiği gibi Bioware’de önemli kayıplar olmuştu. Bioware genel müdürü Aaryn Flynn, Mass Efectin yazarı Derw Karpyshyn, Baldur Gates, Newerwinter Nights, Knight Of The Old Republic, Jade Empire ve Dragon Age: Origins oyunlarına katkı yapan ve şirkette 22 yıl çalışan James Ohlen Bioware’dan ayrılmıştı. Bu kadar çok kan kaybı yaşayan firma, tabiri caizse düzlüğe çıkmak için yeni bir projeye ihtiyaç duyuyordu. Öyle ya, Dragon Age serisi ilk oyundan sonra beklentileri karşılayamadı, Mass Effect serisi oyuncuların beklentilerine cevap verememiş birçok eleştiri almıştı. Yönetmen Jonathan Warner Anthem için, “Tüm deneyimlerimizin ve tüm oyun envanterlerimizin, gerçek bir birleşmesi” diyor. Warner, oyun endüstrisinde 14 sene çalışmış ve 8 yıl da orduda görev almış. Bu konuda oldukça iddialı olan Jonathan Warner, stüdyonun güçlü desteği ile kendi yaratıcılığını limitlerine kadar zorlayacakmış. Anthem kendisi için kariyerindeki en önemli deneyimlerinden biri olmuş.

Kendine özgü farklı bir distopyası olan Anthem, bir aksilik olmazsa 2019 ilk çeyreğinde PC, PS4 ve XboxOne için piyasaya çıkacak.

 

Metro Exodus

Metro Exodus

Metro Exodus

Dmitry Glukhovsky’nin Metro 2033 romanından esinlenerek oyun dünyasına kazandırılan Metro serisi, 3. Oyun olan Metro Exodus ile devam ediyor. Daha önceki oyunlarda Rusya’da metrolarda yaşam mücadelesi vermiştik. Radyasyon yüzünden mutantlara dönüşmüş yaratıklar, düzene baş kaldıran çeteler, bizim hayatımızı kat kat zorlaştırmaktaydı. Üstelik yeryüzü radyasyonla kaplı olduğu için gaz maskesi ve filtreler hayati önem taşımaktaydı.

Bu kez metrolarda sıkışıp kalan halk, 2036 yılında Rusya’nın doğusuna doğru göç yolculuğu başlatıyor. Volga nehrinden Ural dağlarına doğru yapılan bu yolculukta tehlikelerle dolu olacak. Kahramanımız Artyom Spartan Rangers adındaki gruba katılıyor ve bu grupta etkin kararlar alabilecek bir mevkiye ulaşıyor. Nükleer kışın başlangıcında Arurora adlı bir trene karısı ile binerek macerayı başlatıyorlar. Bu yolculuk 1 yıl sürecek ve 4 mevsimi yaşayabileceğiz. Rusya arazisi radyoaktif serpintilerden büyük oranda temizlenmiş ve özlediğimiz gün ışığının keyfini çıkarabileceğiz. Yaratık savaşları, arama kurtarma görevleri ve diğer yan görevleri yapmamız gerekiyor. Harita büyük olmasına rağmen, tam olarak açık bir dünya oyunu değil. Haritada özgürce dolaşamıyoruz, yapmadığımız bir yan görev olduğu zaman harita kendini kilitliyor ve o göreve dönemiyoruz. Bastard (metro yapımı makineli tüfek) ve Ashot (av tüfeği) ve tanıtım videosunda gördüğümüz tatar yayını kullanabiliyoruz. Önceki oyunlarda olduğu gibi silah ve ekipmanlarımızı yükseltebileceğiz. Bunun için para yerine geçen mermileri toplayıp, çeşitli satıcılarla kontak kurmamız gerekiyor.

Ürkütücü Rus Metroları Yine Bizi Bekliyor!

Metro Exodus’ta ayrıca oyuncuların silah geliştirmelerini yapabileceği yeni bir envanter sistemi olacak. Sırt çantası kullanarak değişik istasyonlara uğrayıp upgrade yapabileceğiz.

Biraz daha ayrıntı vermem gerekirse, uğrayacağınız bir yerleşim yerinde ev sahipleri sizin için pek tehdit oluşturmuyorlar. Ne zaman evlerine girip onları rahatsız ederseniz size düşmanca davranmaya başlıyorlar. Korsan çetelerin haricinde dikkatli olmanız gereken vahşi hayvanlarda var. Mesela mutant ayı, kurt sürüleri sizin için önemli bir tehdit konumunda.

Metro Exodus  PS 4, Windows PC ve Xbox One için 22 Şubat 2019’da lansmanı yapılacak. PS4 Proya göre XboxOnex’te en yüksek çözünürlükte ve FPS hızında oynanabilecek.

 

Cyberpunk 2077

Cyberpunk 2077

Cyberpunk 2077

The Witcher serisini yapan ekip olan CD Project Red’in hazırladığı oyun için belirli bir takvim yok. Ancak bize gösterilen 48 dakikalık bir video’da, Cyberpunk 2077 hakkında fikir edinebildik. Oyunda özelleştirilebilir bir karakter ekranı var ve Erkek-Kadın tercihini yaptıktan sonra diğer karakter özelliklerini belirleyip maceraya atılıyoruz.

V olarak (demoda Jaina adındaki kadın karakter) ücret karşılığı görevler yapıyoruz. Yanımızda Jackie adlı İspanyolca ve İngilizce’yi tekno fütüristik bir argo ile konuşan yoldaşımız var. Kendimizi 3 sınıftan birini seçerek geliştirebileceğiz. Küçük silah becerileri (small arm skill), Yakın Dövüş (melee combat skill) ve teknolojik korsanlık (hacking skiil).

Oyun 2077 yılında, Kuzey Kaliforniya’nın fütüristik karakterli Night City adlı kıyı metropolünde geçiyor. Şehir haritası büyük ancak bu büyüme daha çok yukarıya doğru gerçekleşmiş. Night City merkezi oldukça canlı neon ışıklarla kaplanmış binaları, uçan arabaları ve teknolojisi ile gösterişli bir şehir olarak gözümüze çarpıyor. Şehrin altı kısmen terk edilmiş çetelerin cirit attığı tehlikeli bir bölge. Santa Domingo Sanayi bölgesi, Westbrook Turistik Japon kasabası, Heywood’un zengin banliyöleri ve Watson ticaret bölgesi haritadaki diğer bölgeler.

Cyberpunk 2077 En İyi Açık Dünya Oyunu Olmaya Geliyor!

V karakteri ile neler yapabileceğiz? Öncelikle silahlı sahnelerde seçeneklerimiz baya tatmin edici. Duvardan mermi sektirerek düşmanları avlayabiliyoruz. Max Payne’den aşina olduğumuz bullet-time tarzı ağır çekim silah kullanma becerisi, teknolojik olarak karaktere entegre edilen görme becerisi ile etraftaki nesneler hakkında bilgi sahibi olabiliyoruz. Kola monte edilmiş kesici silahlarla, duvarlara tırmanma-asılı kalma hareketi ile tepelerine inip, bitirici vuruşu yapıyoruz. Araç takip sahnelerini de gördük ve bu tarzda bir silahlı çatışmaya girdik.

Benim tahminim bu oyun, beklentilerimizin fazlasını verecek gibi görünüyor. 48 dakikalık videoda bunları gördüysek CD Project Red bize fazlasını sunacaktır. Bir de çıkış tarihini görebilseydik.

 

Devil May Cry 5

Devil May Cry 5

Devil May Cry 5

Anlatmaya sıra takip etmeden serbest bir girişle başlayayım. Devil May Cry benim için çok özel bir oyun ve Dante karakteri haricinde diğer oynanabilir karakterlere pek ısınamadım. Vergil, Nero ve hele şu züppe genç Dante karakterleri. Neyse siz bana aldırmayın. Oyunda 3 oynanabilir karakter olacağı duyuruldu. Bunlar Nero, Dante ve ismi açıklanmayan diğer karakter.

2018 yılında E3’te Microsoft Basın konferansında duyuruldu. Oyun 2008 yılında piyasaya çıkan DMC 4’ün devamı niteliğinde. Demoda harabeye dönmüş Londra şehrini ve Nero karşısına çıkan devasa bir şeytani ağacı gördük. Oyun yönetmenlerinden Hideaki Itsuno DMC 4’ten birkaç sene sonra gerçekleştiğini ve neon Devil May Cry işareti ile süslenmiş minibüste, kendi iblis avcısı üssünü kurduğunu belirtiyor.

Dante’yle Yeni Maceralar Yaşayacağız!

Nico karakteri silah mühendisi ve Nero’nun “Devil Bringer” kolunun yerine “Devil Breaker” adlı robot kolu monte ediyor. Büyükannesi de efsanevi silah ustası Nell Goldstein’dır. Nero, Red Queen kılıcı, Blue Rose çift namlulu revolveri kullanmaya devam edecek. Zaten bu silahların olmadığı bir DMC düşünemiyorum.

Karakterler için gerçek insan modelleri kullanılıyor. Hareket algılama teknolojisi ile birebir sanal ortama aktarılıyor. Capcom ve Ninja Theory daha gerçekçi grafikler ve 60 fps hızında oynanabilecek olan yeni oyunları için oldukça iddialılar. Seslendirmeler içinde daha önceki seslendirme sanatçıları ile çalışıyorlarmış.

PC, PS4 ve Xbox One için 8 Mart 2019 tarihinde piyasada olacak.

Days Gone

Days Gone

 

Days Gone

Tamam, artık zombili oyunlardan ve zombi temasından sıkılmaya başladık. Film, kitap ve oyun endüstrisinde bu tema o kadar çok işlendi ki, yeni bir projeye, psikolojik olarak hazır olmayabiliriz. “Yok, ben zombilerin yer aldığı yapımlara bayılırım” diyorsanız sizi şöyle VİP bölümüne alalım.

Dünyayı etkileyen tehlikeli bir salgının ardından 2 yıl geçmiş, Pasifik’in kuzeybatısında yaşam mücadelesi vereceğiz.  Days Gone oyunundaki yöneteceğimiz karakter, Deacon St. John adlı bir motosikletçi. Hani şu bildiğimiz başına buyruk, ipe sapa gelmez karakterlerden. Kıyafetinden de anlayacağınız üzere motosikletli bir çetede, çeşitli maceralara atılmış ve motosiklet konusunda uzmanlaşmış bir kişilik. Kendisi ödül avcısı ve içinde bulunduğu fırsatı kendi lehine çevirip nimetlerinden yararlanıyor.

Salgından sonra insanlar, çeşitli yerlere dağılarak kendi kamplarını kurmuş ve hayatlarını idame ettirmek için uğraşıyorlar. Kamp dışındaki hayat tehlikelerle dolu. Vahşi hayvanlar ve en önemlisi zombiler. Ancak bu zombiler bildiğimizin aksine topluluk oluşturup, birlikte hareket etme kabiliyetine sahipler. Onlara “Freakers” deniliyor. Açlıklarını bastırmak için, çılgınca hareketli hedeflere yöneliyorlar. Belli bir hiyerarşiye uymuyorlar, malum planlı hareket etme ve avlanma içgüdülerine sahip değiller. Peki, anladık da bu Freakers’lar neden kendi türlerine saldırmıyorlar? Onların eti insan etinden daha mı tatsız?

Oyundaki Tek Düşmanlar Zombiler Olmayacak!

Bu salgına maruz kalanlar yalnızca insanlar değil, vahşi hayvanlar da etkileniyor. Ortaya daha vahşi daha saldırgan hayvanlar ortaya çıkıyor. E3 fuarında kahramanımız motosikletle ilerlerken kurt sürüsü saldırısına uğruyordu. Ve Freakers’larla yakın temasa girdiğimiz, tehlikeli sahneler. Oyunda ateşli silahların yanında, bıçak, balta ve tatar yayı, patlayıcılar kullanabileceğiz. Çevredeki eşyalarla etkileşime geçebiliyoruz. Mesela marangoz atölyesindeki testereyi kullanarak zombileri parçalayabiliyoruz. Gece gündüz döngüsü oyunda yer alacak. Bunu şöyle detaylandıralım. Gündüz hayat normal bir seviyede ilerlerken, gecenin çökmesiyle birlikte vahşi hayvanlar ortaya çıkıyor, aynı zamanda Freakers’lar da daha aktif bir avlanma eylemine geçiyorlar. Bir diğer ayrıntı ise önümüzdeki topluluğu geçmek için yere bir ayı tuzağı yerleştiriyoruz. O tarafa bir taş atınca, düşmanlar aptal değil elbette, “durun bu bir tuzak olabilir” uyarısı yapıyor. Aptal olanlar ise malum…

Oyun ertelemelere maruz kalıyor, ancak 2019 yılında çıkacağını öngörüyoruz. PS4 için özel olarak hazırlanan oyun, bu türe merakı olanları tatmin edebilecek mi? Hep birlikte göreceğiz.

 

Önemli bir teori vardır; bazı senaristler, oyun yapımcıları ve roman yazarları, ileri de olabilmesi mümkün olan olayları hayal güçleri ile birleştirip eser haline getirirler. Bu çoğunlukla kıyamet sonrası yani post apokaliptik denilen farklı bir dünya betimlemesidir. Metro serisinde nükleer bir felaket sonrası Metro’lara sıkışmış insanların yaşamlarını konu alır. Gears of War serisinde, kıyamet sonrası Sera gezegeninde ki Locust’larla mücadeleler işlenir. Stalker ve Fallout evreninde de aynı şekilde nükleer kıyamet sonrası yaşam mücadelesi ve mutantlarla olan savaşlar konu alınmıştır. Belki de insanoğlu çok profesyonel bir şekilde, işi sanata dökerek bu senaryoya hazırlanıyordur. Kim bilir böyle bir çağa ulaşırsak teorilerimizin gerçekliğini öğrenebileceğiz.

Post Apokaliptik evren kulağa hoş gelse de, insanoğlunun yaşamayı arzu edeceği bir dünya değildir. Mad Max serisinde bize gösterilen evrenin ne kadar zorlu olabileceği, insanların ne kadar vahşileşebileceği ve araçlar için kullanılan yakıt için bile cinayet işlenebileceğini görmüştük. Biz işin sanal ve edebi kısmını seviyoruz ve mümkünse biz sahne gerisinden olaylara dâhil olalım.

Rage 2

YEPYENİ BİR ÇAĞ

Bu konuyla ilgili onlarca eser var ve bunlardan birisi de Rage adlı yapım. Her ne kadar oyuncuları tatmin etmese de, güçlü bir potansiyeli olan bu oyunu, günümüz şartlarına uygun hale getirip zirveye tırmandırmak için uğraş veriyorlar. 2011 yılında piyasaya çıkan Rage’de geçen olaylardan 50 yıl sonrasına gidiyoruz. Öncelikle E3 2018 fragmanının ardından, QuakeCon açılışında gösterilen Eden Assault adlı fragmanla karşılaştık. Bu kez daha açık bir dünyada, araç savaşlarını, düşman konvoylarını ve yetenekleri gördük. Rage 2 bu kez daha tempolu bir oynanış, kaotik ortamlar ve önceki oyuna göre sayıca daha fazla araç muharebesi, farklı ateşli silahlar sunacak.

Rage 2 önceki oyunda geçen zamandan 50 yıl sonrasını konu alıyor demiştik, felaket sonrası daha da çoraklaşan arazilerde yaşam şekillenmeye devam ediyor. Bu yenidünya düzeninde bizde istenmeyen bir karakter olarak,  düzeni adalet terazisine ya da etik doğruların üzerine oturtmak için elimizden geleni yapacağız. Demir yumrukla yönetilen bir idare karşısında otoriteye başkaldıran insanların umudu durumundayız. Oyun dünyasındaki banditler, farklı haydut ve çapulcu gruplar hayatı size zindan etmek için ellerinden geleni yapacaklar. Çizginin doğru tarafında yer alan insanlar, vahşileşen kendi hiyerarşisini kuran isyancı gruplarla mücadeleye devam edecek. Bu belirttiğim isyancı grupların kendi özel silahları, hareket kabiliyetleri ve farklı araçları olacak. Anarşi kaos her yerde kol geziyor. Bethesta bizi çorak topraklar da, “The Wasteland’ın son Koruyucusu Walker olarak” görevden göreve koşturacak.

14 Mayıs’ta Rage 2 trailerının yayınlanmasının ardından Gametsu farklı bir fragmanın youtube sızdırıldığını bildirdi. Yayını yapanların bahsi geçen videoları kaldırıldı. Her şey normale dönmüşken Wario64 adlı kullanıcının Twit’i ortaya çıktı. Videoda neon ışıkları içinde Mad Max tarzı bir karakterlerin bulunduğu uçuk bir çalışma izledik. Bu sızıntıya yanıt olarak Rage kendi twitter sayfasında “Hey @WalmartCanada here are a few note” başlıklı Xboxone kapağındaki Rage 2 görselini paylaştı.

4K HDR kalitesinde bir oyun olan Rage 2’nin iddialı olduğu diğer bir konu ise yapay zekâ. Yayınlanan videolarda düşman karakteri gerçekten de akıllı görünüyordu. Eğer bu durum oyunun genelinde böyleyse, saatlerce başından kalkamayacağımız bir Post Apokaliptik macera bizi bekliyor demektir. İşin multiplayer kısmına önem verilir ve bir de Battle Royal modu konulursa şimdi ki popüler türlerle başa çıkabilecek bir oyun haline gelir. En azından öyle umuyoruz ki, oyun yapısı, silahları ve arazisi buna çok uygun. Ben şahsen multi oyunlardan pek hoşlanmasam da, Rage 2 Battle Royal modunu denemek isterim.

YAYINLANAN VİDEOLAR HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİMİZ

Aslında  “Velcome The GUNBARREL” tabelasını gördükten sonra, böyle kendimi daha bir hazır ve konsantre hissettim. Rage 2 için oluşturulan dünya gerçekten etkileyici gözüküyor. Post Apokaliptik dünya algımız değişikliğe uğruyor. Teknoloji daha ilerlemiş durumda, buna paralel olarak daha üst düzey silah ve araç teknolojisi, mimari olarak daha estetik yerleşim birimleri gözümüze takılıyor. Kıyamet sonrası bir dünyada yaşamayı arzulamayız demiştim ya, bu görüntüleri gördükten sonra “ben bu dünyada yaşamayı istiyorum arkadaş” diyorum. Çevre elemenetleri o kadar zenginleştirilmiş ki, hayran olmamak elde değil. Bambularla kaplı yeşil bir alandan (Wetlands) çıkıp, kendinizi bir anda kaosun ortasında buluyorsunuz ve silahınız devreye giriyor. Nano teknoloji ile üretilen teknolojik silah ve ekipmanların performansı görülmeye değer. Bandit ve diğer düşman tipleri kusursuz diyebilirim. İnsan düşmanlara sempati duyar mı? Açık söylemem gerekirse, evet ben bu aykırı tipli, makyajlı, punkçı ve kimseyi umursamayan tiplere bayıldım. Bu adamlar mangal yapmak için bölgeyi ateşe verirler.

Araç modellermeleri de Mad Max’te gördüğümüz araçlardan kat be kat güzel gözüküyor. Modifiye edilmiş ve teknolojik silahlar eklenmiş. Konvoy halinde hareket eden grupların aykırı araçları, daha ilk andan tehdit oluşturmaya yetiyor.  Araç çarpışmaları ile ilgili tek endişem, çizgisel olması. Bunu önemsememin sebebi, ilk Rage oyununda bu konuda çok eleştiri yapmıştım ve çoğu oyuncularda benim gibi düşünüyordu. Sanki araç sürüş sahneleri “adet yerini bulsun” düşüncesiyle oyuna eklenmişti.  Benim arzum çizgisel bir araç muharebesi olsun ama şunlarda yapılabilir: Yola tuzak kurulsun ama biz bunu fark etmeyelim, araç tuzağa denk gelirse patlasın, bir anda çapulcu banditler yola fırlasın ve silahlı çatışmaya girelim. Yola çukur kazsınlar ve bunu kamufle etsinler, ne olduğunu çukura düşünce anlayalım. Biz yoldan geçerken, büyük yaylı bir metal tetiklensin ve bodoslama çarpalım. Evet, daha eğlenceli olurdu değil mi?

Rage 2

Farklı formlardaki düşman ve Boss diyebileceğimiz yaratıklar içinde, aynı övgüyle konuşmak istiyorum. Tamam, Boss’lar için o kadar detaylı bir paylaşım olmadı ancak, tüm bu sergilenen içerik içinde, Boss savaşlarının da kaliteli geçeceğini öngörebiliriz.

Kahramanımıza gelirsek, sahip olduğu teknolojik silah ve ekipmanlar baya etkileyici. Nano teknoloji ile üretilen ekipman ve diğer materyallerin kullanımını videolarda gördük. Yere attığı basınçlı bir nesneyle havaya fırlayan karakterimiz, düşmanların tepesine biniyor. Aynı şekilde düşmanlarını havaya uçurup keklik gibi avlıyor. İkinci silah olarak taşıdığı bumerang ile kolay hedef alıp, banditleri saf dışı bırakabiliyorsunuz. Bandit kaçarken hedef alırsanız, banditin hareketine göre bumerang kavis alıp hedefine gidiyor. Havaya fırlayıp yere indirdiği sert darbeler ile düşmanlarınız parça pinçik oluyor.

Gözümüzden kaçmayan bir durum daha var, oyun tanıtım videolarında ve logosunda neon kırmızı renk olgusu var. Yapımcı firmayla birlikte çalışan Avalanche Studios logosunda da hâkim renk neon kırmızısı. Yansıtılmak istenilen sahneleri tamamladığını düşünüyorum. Aynı şekilde Cyperpunk 2077 oyununda da, bu neon tarzı kırmızı renk uygulamaları mevcut. Ve oyun içinde kendi espri anlayışını gösteren benim de bayıldığım sahneler. Bunlar genelde, kendi arasında bombayı beyzbol topu gibi kullanıp fırlatanlar, yolda koşarken abuk subuk yuvarlanan karakterler, Collector’s Edition versiyonu için kesik başlı zombi başı ve bu reklam tüplü TV’de görününce, ekrana tekmeyi basıp kıran uçuk bandit.

Not: Tanıtım videolarında bir sahne vardı, kahramanımız silahla ateş ediyor ve eleman elindeki katanayı çılgınca savurup mermileri bertaraf ediyordu. “Yiğidim, senle tanışmak istiyorum.”

Rage 2 2019 yılının herhangi bir çeyreğinde PC, PS4 ve XboxOne için piyasaya çıkacak. Yayıncı Bethesta Softworks, Geliştirici id Software& Avalanche Studios.